Çocukların cinsel istismarı suçunda, olayın mağdurun beyanı dışında somut bir delille desteklenmediği durumlarda, beyanın 'ayrıntı ve istikrar' içermesi neden önemlidir? Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2019/336 E. sayılı kararında mahkumiyet kurulması gerektiği sonucuna hangi somut ayrıntılara dayanılarak varılmıştır? (or.av.tr/cocuklarin-cinsel-istismari-sucu-tck-m-103/)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #111068

Cinsel suçlar genellikle tanık olmaksızın, gizli ortamlarda işlendiği için, çoğu zaman tek delil mağdurun beyanıdır. Bu durumda, beyanın güvenilirliğinin ve doğruluğunun denetlenmesi kritik hale gelir. Beyanın 'ayrıntı ve istikrar' içermesi, mağdurun olayı gerçekten yaşadığına ve uydurmadığına dair güçlü bir karine oluşturur. Yargıtay 14. CD'nin ilgili kararında, mahkumiyet gerektiği sonucuna şu somut ayrıntılara dayanılarak varılmıştır: Mağdurun, sanığın eylem sırasındaki kıyafetinin (fanila) rengini doğru söylemesi ve sanığın göbeğinin alt tarafının kıllı olduğu gibi, ancak olayı yaşayan birinin bilebileceği, kolayca uydurulamayacak bir fiziksel ayrıntıyı tutarlı bir şekilde ifade etmesi. Bu tür ayrıntılı ve istikrarlı beyanlar, beyanın 'hayatın olağan akışına uygun' ve 'inandırıcı' kabul edilmesini sağlamıştır. (Y14.CD, T: 24.12.2019, E: 2019/336, K: 2019/13574)