Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2017/954 E. sayılı kararında, disiplin soruşturmasına yasal süre olan 2 gün içinde başlanmamış olması, tek başına disiplin cezasını hukuka aykırı hale getirmiş midir? Daire bu usuli eksikliğe rağmen merciin itirazı kabul kararını neden hatalı bulmuştur? (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/infaz-kanunu-madde-47-disiplin-sorusturmasi.html)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #111066

Kararda Daire, soruşturmaya geç başlanmasının tek başına disiplin cezasını iptal etmeyeceği, ancak bu gecikmenin hükümlü aleyhine sonuç doğuramayacağı görüşündedir. Merciin itirazı kabul kararını hatalı bulmasının temel sebebi, kanunda belirtilen 'tamamlama' ve 'karara bağlama' sürelerine (7+3 gün) uyulmuş olmasıdır. Yani, soruşturmaya geç başlansa da, yakalanma tarihinden itibaren makul ve yasal sınırlar içinde süreç tamamlanmıştır. Daire, 2 günlük başlangıç süresinin ihlal edilmesinin, cezanın sıhhatini değil, infazının başlangıç tarihini etkileyeceğini ve hükümlünün bu gecikmeden dolayı bir hak kaybı (cezanın sicilden silinme süresinin uzaması gibi) yaşamaması gerektiğini ima etmiştir. Ancak, soruşturmanın yasal sürelerde başlatılıp bitirilmemesini topyekun bir iptal sebebi olarak görmemiştir. Bu yorum, sonraki Yargıtay kararlarıyla (örn: 2024/6526 E.) değişmiş ve sürelerin hak düşürücü olduğu kabul edilmiştir. (Yargıtay 1. CD, E: 2017/954, K: 2017/1941)