Soruşturma evresinde şüphelinin akıl hastası olduğu raporla saptansa bile, Cumhuriyet savcısının takipsizlik (kovuşturmaya yer olmadığına dair) kararı verememesinin ve iddianame düzenlemek zorunda olmasının hukuki gerekçesi nedir? (kadimhukuk.com.tr/makale/turk-ceza-hukuku-akil-hastaligi-tck-32-m/)
Bunun temel hukuki gerekçesi, akıl hastalığının suçu ortadan kaldıran bir neden olmaması, yalnızca failin 'kusurunu' ortadan kaldıran bir neden olmasıdır. İşlenen fiil, hukuka aykırı niteliğini korumaya devam eder. TCK m. 32/1, bu durumdaki kişilere ceza verilemeyeceğini ancak haklarında 'güvenlik tedbirine hükmolunacağını' emreder. Güvenlik tedbirine ise ancak bir mahkeme karar verebilir. Savcının takipsizlik kararı vermesi, dosyanın mahkeme önüne gitmesini engelleyeceği için, yasada zorunlu kılınan güvenlik tedbirinin uygulanmasına da imkan vermeyecektir. Bu nedenle, suçun işlendiğine dair yeterli şüphe varsa, savcı failin akıl hastası olduğunu bilse dahi iddianame düzenleyerek kamu davasını açmak zorundadır. Mahkeme, yargılama sonunda TCK m. 32/1 koşulları oluşmuşsa 'ceza verilmesine yer olmadığına' ve TCK m. 57 uyarınca güvenlik tedbirine hükmedecektir. (kadimhukuk.com.tr/makale/turk-ceza-hukuku-akil-hastaligi-tck-32-m/)