TCK m. 103/3'te sayılan cinsel istismar suçunun nitelikli halleri (örneğin, hısımlık ilişkisi veya gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından işlenmesi) hangi hukuki ve kriminolojik gerekçelerle daha ağır bir cezai yaptırıma tabi tutulmuştur? Bu nitelikli halin uygulanması için failin bu özel statüsünü bilmesi (kast) gerekir mi? (or.av.tr/cocuklarin-cinsel-istismari-sucu-tck-m-103/)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #111059

Bu nitelikli hallerin daha ağır cezalandırılmasının temel gerekçesi, fail ile mağdur arasındaki özel 'güven ilişkisinin kötüye kullanılması' ve mağdurun bu kişiler karşısındaki 'savunmasızlığının' artmasıdır. Kanun koyucu, çocuğun korunması ve bakımıyla yükümlü olan (üvey baba, vasi, eğitici, bakıcı vb.) veya kan bağı nedeniyle kendisine güvenmesi beklenen kişilerin (hısımlar) bu ilişkiyi istismar aracı olarak kullanmasını, suçun haksızlık içeriğini artıran bir neden olarak görmüştür. Kriminolojik olarak, bu tür bir eylem çocuğun psikolojik gelişimi üzerinde çok daha yıkıcı bir etki yaratır. Ceza hukukunun genel prensipleri gereği, bu nitelikli halin uygulanabilmesi için failin, mağdur ile arasındaki bu özel ilişkiyi (hısım olduğunu, bakıcısı olduğunu vb.) bilerek, yani kastının bu unsuru da kapsayacak şekilde hareket etmesi zorunludur. (or.av.tr/cocuklarin-cinsel-istismari-sucu-tck-m-103/)