Sanığın 'hafif düzeyde zihinsel engel' ve 'dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu' olduğuna dair raporların varlığı, Yargıtay tarafından ceza sorumluluğunun tespiti açısından nasıl bir şüphe olarak değerlendirilmiştir ve bu şüphenin giderilmesi için hangi merciin raporuna başvurulması gerektiği belirtilmiştir? (Yargıtay CGK, 27.10.2005 tarihli karardan alıntı) (kadimhukuk.com.tr/makale/turk-ceza-hukuku-akil-hastaligi-tck-32-m/)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #111041

Yargıtay, sanık hakkında Aliağa Rehberlik ve Araştırma Merkezi ile Dr. Behçet Uz Çocuk Hastanesi'nden alınan ve 'hafif düzeyde zihinsel engel' ile 'dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu' teşhisleri içeren raporların varlığını, ceza sorumluluğunun tam olup olmadığı konusunda ciddi bir şüphe olarak değerlendirmiştir. Bu durum, ilk raporda cezai ehliyetinin tam olduğunun belirtilmesiyle bir çelişki yaratmıştır. Yargıtay, bu tür çelişkili veya şüphe uyandıran durumların varlığı halinde, sanığın ceza sorumluluğunu ortadan kaldıracak veya azaltacak bir akıl hastalığı olup olmadığının netleştirilmesi için, CMK m. 74 uyarınca gözlem altına alınarak Adli Tıp Kurumu'nun ilgili İhtisas Dairesi'nden (genellikle 4. veya 6. İhtisas Dairesi) kesin bir rapor alınması gerektiğini belirtmiştir. (kadimhukuk.com.tr/makale/turk-ceza-hukuku-akil-hastaligi-tck-32-m/)