Yargıtay CGK'nun 27.10.2005 tarihli (metinde 2015 olarak hatalı yazılmış olabilir) kararında, sanığın cezai ehliyetinin tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınmasının zorunlu olup olmadığı konusunda nasıl bir sonuca varılmıştır? Hangi durumda mevcut raporun yeterli olduğu kabul edilmiştir? (kadimhukuk.com.tr/makale/turk-ceza-hukuku-akil-hastaligi-tck-32-m/)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #111040

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun ilgili kararında (27.10.2015 tarihli, 2015/14-618 E. ve 2015/351 K. sayılı olması muhtemel), mevzuatımızda akıl hastalığı ile ilgili olarak 'mutlaka' Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması şeklinde bir zorunluluk bulunmadığı belirtilmiştir. Somut olayda, tam teşekküllü bir ruh sağlığı ve hastalıkları hastanesinden (Adana Dr. Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi) alınan ve psikiyatri uzmanlarından oluşan beş kişilik bir sağlık kurulunca oybirliğiyle sanığın cezai ehliyetinin tam olduğuna dair düzenlenen raporun, sanığın daha önceki bir suçu nedeniyle düzenlenen raporla da uyumlu olması nedeniyle hükme esas alınmaya yeterli nitelikte olduğuna karar verilmiştir. Bu nedenle, ortada çelişkili veya yetersiz bir rapor bulunmadığı için Adli Tıp Kurumu'ndan ayrıca rapor alınmasına gerek olmadığı kabul edilmiştir. (kadimhukuk.com.tr/makale/turk-ceza-hukuku-akil-hastaligi-tck-32-m/)