Cinsel istismar suçuna ilişkin yargılamada, mağdurun beyanlarındaki tutarsızlıklar ve olayın intikal şekli, mahkumiyet kararı verilmesi açısından nasıl bir önem taşır? Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2016/1002 E. sayılı kararında beraat kararı verilmesi gerektiği hangi gerekçelere dayandırılmıştır? (or.av.tr/cocuklarin-cinsel-istismari-sucu-tck-m-103/)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #111028

Mağdurun beyanlarındaki tutarsızlıklar ve olayın intikal şekli, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi gereği mahkumiyet kararı verilmesinde kritik öneme sahiptir. Yargıtay 14. CD'nin ilgili kararında, sanığın mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi gerektiği şu gerekçelere dayandırılmıştır: 1) Olayın İntikal Şekli: Mağdurun olayı hemen anlatmayıp, babası tarafından koruma altına alınma talebi üzerine sosyal inceleme raporu sırasında ilk kez anlatması. 2) Beyanlardaki Tutarsızlıklar: Mağdurun savcılıkta, sosyal incelemede ve adli tıp muayenesinde eylemin gerçekleşme şekli ve yeri konusunda farklı beyanlarda bulunması (cinsel organını yaladığını söyleyip sonra organ sokmadan bahsetmemesi, eylemin evde/bahçede olduğunu söylemesi). 3) Bilirkişi Tespiti: Sosyal inceleme raporunu düzenleyen bilirkişinin, mağdurun ifadelerinin tutarsız olduğu yönündeki tespiti. Bu hususlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı sonucuna varılmıştır. (Y14.CD, T: 26.12.2019, E: 2016/1002, K: 2019/13652)