AYM'nin 11.10.2023 tarihli kararında, 5651 sayılı Kanun'un 9. maddesi uyarınca 'kişilik hakları ihlali' gerekçesiyle verilen 'içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi' kararlarına ilişkin düzenlemeler neden Anayasa'ya aykırı bulunmuştur? Mahkemenin 'ölçülülük' ve 'belirlilik' ilkeleri bağlamındaki eleştirilerini açıklayınız. (sen.av.tr/tr/makale/AYM’nin-internet-kanunu-ile-ilgili-iptal-kararinin-degerlendirilmesi)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #110997

AYM, bu düzenlemeleri ifade ve basın özgürlüğüne (Anayasa m. 26, 28) orantısız bir müdahale olarak görmüştür. Eleştirileri şunlardır: 1) 'Belirlilik' İlkesine Aykırılık: Maddenin kapsamı ve sınırlarının yeterince belirli olmaması, yargı makamlarına (sulh ceza hakimlikleri) çok geniş bir takdir alanı tanıyarak keyfi uygulamalara yol açabilmektedir. 2) 'Ölçülülük' İlkesine Aykırılık: Düzenleme, kişilik haklarına yönelik saldırılara karşı kademeli bir müdahale yöntemi sunmamaktadır. En hafif ihlal için bile doğrudan içeriğin çıkarılması veya erişimin engellenmesi gibi en ağır tedbirlere başvurulabilmektedir. Ayrıca, kararların süresiz olması ve genellikle somut gerekçelerden yoksun, genel ifadelerle verilmesi de müdahaleyi orantısız kılmaktadır. Bu nedenlerle düzenleme, Anayasa'nın 13. maddesindeki sınırlama ölçütlerine aykırı bulunmuştur. (AYM, E: 2020/76, K: 2023/172)