Sürekli şiddet uygulayan eşini, maktulün alkol alıp sızmasından sonra boğarak öldüren sanık hakkında Yargıtay 1. Ceza Dairesi ile Daire üyeleri arasında meşru savunma (TCK m. 25) koşullarının oluşup oluşmadığına dair ortaya çıkan görüş ayrılığının temel noktası nedir? (zulkufarslan.av.tr/siddet-uygulayan-esin-oldurulmesi/)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #110986

Görüş ayrılığının temel noktası, meşru savunmanın 'saldırı ile savunmanın eş zamanlı olması' şartının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğidir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin çoğunluk görüşü, maktulün olaydan hemen önce sanığa cinsel saldırıda bulunmaya ve boğmaya kalkışmasını, geçmişteki sistematik şiddetle birleştirerek saldırının 'tekrarının muhakkak' olduğu ve sanıkta ölüm korkusu yarattığı, bu nedenle eylemin meşru savunma sınırları içinde kaldığı yönündedir. Karşı oy ve sonraki bozma kararında ise, sanığın eylemi maktul alkolün etkisiyle sızdıktan sonra, yani kendisine yönelik aktif bir saldırının sona erdiği bir anda gerçekleştirdiği vurgulanmaktadır. Bu görüşe göre, saldırı o an için sona erdiğinden ve tekrarı 'muhakkak' olmadığından, 'eş zamanlılık' koşulu gerçekleşmemiştir. Bu nedenle meşru savunma değil, ancak yoğun haksız tahrik (TCK m. 29) uygulanmalıdır. Ceza Genel Kurulu da bu ikinci görüşü benimsemiştir. (Yargıtay CGK, E: 2015/424, K: 2018/399)