Salih Savran davasında, idari para cezasına dayanak olan tebligatın yapıldığı adres ile başvurucunun MERNİS'te kayıtlı adresi farklıydı. Bu durumun hukuki sonucu ne olmalıydı?
Bu durum, tebligatın usulsüz olduğu anlamına gelirdi. Tebligat Kanunu m. 10 ve 21/2 uyarınca, tebligat öncelikle bilinen adrese, orada yapılamazsa MERNİS adresine yapılmalıdır. Başvurucunun itirazı, idarenin MERNİS kayıtlarını kontrol etmeden eski bir adrese tebligat yaptığı yönündeydi. Eğer bu iddia doğru ise tebligat usulsüzdür ve usulsüz tebligata dayanılarak verilen idari para cezası da hukuka aykırı hale gelir. Sulh Ceza Hakimliğinin bu temel iddiayı araştırmadan karar vermesi, gerekçeli karar hakkının ihlaline yol açmıştır.