İştirak nafakası, anne ve babanın 'mali gücü oranında' belirlenir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2017/10742 sayılı kararında, mahkemenin takdir ettiği nafaka miktarını 'biraz fazla' bularak bozmasının arkasındaki temel ilke nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #110111

Yargıtay'ın bu kararı bozmasının arkasındaki temel ilke, TMK m. 4'te düzenlenen 'hakkaniyet ilkesi'dir. İştirak nafakası, çocuğun ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlarken, aynı zamanda nafaka yükümlüsünü mali olarak aşırı zora sokmamalı, onu yoksulluğa düşürmemelidir. Mahkeme, nafaka miktarını belirlerken, çocuğun ihtiyaçları ile anne ve babanın ödeme güçleri arasında makul ve adil bir denge kurmak zorundadır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2017/10742 sayılı kararında, tarafların tespit edilen sosyo-ekonomik durumları (annenin asgari ücretle çalışması, babanın emekli aylığı ve kira geliri olması) ile çocukların yaşı ve ihtiyaçları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, ilk derece mahkemesinin takdir ettiği miktarın (her çocuk için 600 TL) nafaka yükümlüsü olan babanın mali gücüyle 'orantısız' ve 'hakkaniyete aykırı' derecede yüksek olduğu sonucuna varılmıştır. Yargıtay, miktarın 'biraz fazla' olduğunu belirterek, mahkemenin hakkaniyet ilkesini gözeterek daha makul bir miktara hükmetmesi gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuştur. Bu, nafaka takdirinin keyfi olamayacağını ve mutlaka hakkaniyet süzgecinden geçirilmesi gerektiğini gösterir.