Bir mahkeme kararında, hem Anayasa'nın 36. maddesi (adil yargılanma) hem de 141. maddesi (gerekçeli karar) ihlal edilmişse, Anayasa Mahkemesi bu iki hakkı nasıl bir ilişki içinde değerlendirir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #110107

Anayasa Mahkemesi, bu iki hakkı birbiriyle sıkı bir ilişki içinde ve biri diğerinin tamamlayıcısı olarak değerlendirir. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan 'adil/dürüst yargılanma hakkı', birçok usuli güvenceyi içeren bir 'şemsiye hak'tır. 'Gerekçeli karar hakkı' ise, bu şemsiyenin altındaki en önemli güvencelerden biridir. Anayasa'nın 141. maddesi, 'Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.' diyerek bu hakkı ayrıca ve açıkça düzenlemiştir. AYM, Salih Savran kararında da belirttiği gibi, gerekçeli karar hakkı iddialarını incelerken, bu iki maddeyi 'birlikte' ele alır. Yani, gerekçeli karar hakkının ihlali, aynı zamanda Anayasa'nın 36. maddesindeki adil yargılanma hakkının da ihlali anlamına gelir. Çünkü gerekçesiz bir karar, tarafların savunma haklarını etkin kullanmalarını, kararı anlamalarını ve etkili bir kanun yolu başvurusunda bulunmalarını engeller ki, bunların hepsi adil bir yargılamanın temel unsurlarıdır. Dolayısıyla, 141. maddedeki şekli zorunluluk, 36. maddedeki adil yargılanma hakkının özünü koruyan bir mekanizma olarak görülür.