HMK m. 352/1-d'deki 'başvuru sebeplerinin hiç gösterilmemesi' hali ile HMK m. 342'deki 'diğer hususlar bulunmasa bile... reddolunmayıp' ifadesi birlikte nasıl yorumlanmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #110078

Bu iki hüküm birlikte yorumlandığında, kanun koyucunun istinaf başvurusunda şekilciliği en aza indirmeyi ve hak kaybını önlemeyi amaçladığı anlaşılır. - **HMK m. 342/3:** Bu madde, istinaf dilekçesinde 'başvuranın kimliği ve imzasıyla, başvurulan kararı yeteri kadar belli edecek kayıtları taşıması durumunda diğer hususlar bulunmasa bile' dilekçenin reddolunmayacağını belirtir. 'Diğer hususlar'dan kasıt, özellikle başvuru sebepleri ve gerekçesidir. Bu hüküm, temel tanımlayıcı bilgiler varsa, gerekçe eksikliğinin tek başına başvurunun usulden reddi için bir sebep olmadığını ortaya koyar. - **HMK m. 352/1-d:** Bu madde ise, 'başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmemesi' halini bir ön inceleme sebebi olarak sayar. Birlikte yorumlandığında sonuç şudur: Gerekçenin hiç gösterilmemesi, başvurunun HMK m. 342/3 gereği usulden reddedilmesine yol açmaz. Ancak bu eksiklik, HMK m. 352/1-d uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ön incelemede dikkate alınır. Bu durumda da Yargıtay kararlarının (örneğin 9. HD, 2017/1003 E.) ve HMK m. 352 gerekçesinin işaret ettiği gibi, mahkeme dosyayı kamu düzeni yönünden inceler ve bu inceleme sonucunda bir aykırılık bulamazsa, 'gerekçe gösterilmediği' için başvuruyu 'esastan' reddeder. Kısacası, m. 342 başvurunun ayakta kalmasını sağlar, m. 352/1-d ve m. 355 ise bu durumda yapılacak incelemenin kapsamını sınırlar.