Nafaka yükümlüsü olan bir kişinin, nafaka borcunu ödememek için kötü niyetli olarak işten ayrılması, açılacak bir yoksulluk nafakasının kaldırılması veya indirilmesi davasında nasıl bir etki yaratır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #110070

Bu durum, nafaka yükümlüsünün aleyhine bir delil olarak değerlendirilir ve talebinin reddedilmesine yol açabilir. Nafakanın kaldırılması veya indirilmesi davalarında, talepte bulunan tarafın (nafaka yükümlüsü) mali durumundaki değişikliğin 'kendi kusurundan' kaynaklanmaması gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/1009 E. sayılı kararında da, AYM kararına atıf yapılırken 'nafaka borçlusunun kendi kusuru bulunmaksızın yoksulluğa düşmesi' hali vurgulanmıştır. Nafaka borcunu ödememek için kötü niyetli olarak işten ayrılmak, mali durumdaki değişikliğin kendi kusurlu eylemiyle yaratıldığı anlamına gelir. Bu, TMK m. 2'de düzenlenen 'dürüstlük kuralı' ve 'hakkın kötüye kullanılması yasağı'na açıkça aykırıdır. Mahkeme, bu durumu tespit ettiğinde, nafaka yükümlüsünün gelirinin azalmadığını, potansiyel gelirinin devam ettiğini varsayarak veya bu kötü niyetli davranışı dikkate alarak, nafakanın kaldırılması veya indirilmesi talebini reddedecektir.