Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2019/1191 K. sayılı kararına göre, çocuğun üstün yararı ilkesi, anlaşmalı boşanma protokolünün bağlayıcılığını nasıl etkiler?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2019/1191 K. sayılı kararına göre, 'çocuğun üstün yararı' ilkesi, anlaşmalı boşanma protokolünün bağlayıcılığına göre öncelikli ve daha üstün bir ilkedir. Anlaşmalı boşanma protokolleri, taraflar için bağlayıcı bir sözleşme niteliğinde olsa da, çocuğun menfaatlerini ilgilendiren konularda (velayet, iştirak nafakası, kişisel ilişki) bu bağlayıcılık mutlak değildir. İştirak nafakası, doğrudan çocuğun hakkıdır ve onun bakımı, eğitimi ve korunması amacına hizmet eder. Bu hak, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle, tarafların protokolde nafakadan feragat etmesi veya belirli bir miktar ödeme konusunda anlaşması, gelecekte çocuğun değişen ihtiyaçları ve üstün yararı karşısında bu anlaşmanın değiştirilmesine engel teşkil etmez. Eğer zamanla protokoldeki düzenleme çocuğun üstün yararına hizmet etmez hale gelirse (örneğin, öngörülen miktar yetersiz kalırsa), mahkeme 'çocuğun üstün yararı' ilkesini gözeterek protokolden farklı bir karar verebilir veya mevcut durumu değiştirebilir. Bu, protokolün bağlayıcılığının, çocuğun temel hak ve menfaatleri karşısında ikinci planda kaldığını gösterir.