Yoksulluk nafakası alacaklısının 'haysiyetsiz hayat sürmesi' (TMK m. 176/3) ne anlama gelir ve bu durumun nafakanın kaldırılmasına yol açabilmesi için hayat tarzının hangi nitelikte olması gerekir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #110061

'Haysiyetsiz hayat sürme', toplumun genel ahlak anlayışına ve değer yargılarına aykırı, süreklilik arz eden bir yaşam tarzını benimsemek anlamına gelir. Bu kavram, yasal bir tanımı olmadığı için Yargıtay içtihatlarıyla şekillenmiştir. Yargıtay'a göre, bu durumun nafakanın kaldırılmasına yol açabilmesi için, yaşam tarzının şu nitelikleri taşıması gerekir: - **Süreklilik:** Tek bir olay veya geçici bir davranış yeterli değildir. Haysiyetsiz olarak nitelendirilen yaşam tarzının, belirli bir süre boyunca devam etmesi ve bir alışkanlık haline gelmiş olması gerekir. - **Toplumsal Kınama:** Benimsenen yaşam tarzının, toplumun genel çoğunluğu tarafından ahlaken kınanan, ayıplanan bir nitelikte olması gerekir. - **Objektiflik:** Değerlendirme, nafaka yükümlüsünün subjektif ahlak anlayışına göre değil, toplumun objektif değer yargılarına göre yapılmalıdır. Örneğin, sürekli olarak kumar oynamak, alkol veya uyuşturucu bağımlısı olmak, genel kadınlık yapmak gibi durumlar Yargıtay tarafından haysiyetsiz hayat sürme olarak kabul edilebilmektedir. Bu durumun varlığı halinde, nafaka yükümlüsü dava açarak nafakanın kaldırılmasını talep edebilir.