TCK m. 212'nin, 'resmi belgeyi yok etme, bozma veya gizleme' (TCK m. 205) suçunu kapsamaması, bu suçun başka bir suçla (örneğin zimmet) birlikte işlenmesi halinde ne gibi bir hukuki sonuç doğurur?
Bu durum, TCK m. 205'teki suçun, başka bir suçun işlenmesi sırasında işlendiğinde, genellikle o suçun içinde eriyeceği (absorbe olacağı) ve failin ayrıca TCK m. 205'ten cezalandırılamayacağı sonucunu doğurur. TCK m. 212, sahtecilik suçlarının içtimaına ilişkin özel bir kuraldır ve sahte bir belgenin başka bir suçta kullanılması halinde her iki suçtan da (hem sahtecilikten hem diğer suçtan) ceza verileceğini düzenler. Ancak bu madde, TCK m. 205'i istisna tutmuştur. Bu nedenle, eğer resmi belgenin yok edilmesi, başka bir suçun (örneğin zimmet, dolandırıcılık, görevi kötüye kullanma) ayrılmaz bir unsuru veya o suçun işleniş biçimi ise, bu eylem bağımsız bir suç olarak kabul edilmez. Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2014/509 sayılı kararında da, zimmet suçunun delili olan yevmiye defteri sayfasının yok edilmesi eyleminin, zimmet suçunun bir unsuru olduğu ve failin ayrıca TCK m. 205'ten cezalandırılamayacağı belirtilmiştir. Bu durum, 'tüketen-tüketilen norm' veya 'görünüşte içtima' ilkeleriyle açıklanır; daha ağır olan veya asıl olan suç, daha hafif olan veya araç olan suçu kendi içinde eritir.