Danıştay 10. Dairesi'nin İstanbul Sözleşmesi'nin feshine ilişkin ret kararında, fesih işleminin 'Anayasa'ya aykırılık iddiasıyla Anayasa Mahkemesi'ne götürülemeyeceği' argümanı nasıl kullanılmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #110052

Danıştay 10. Dairesi, bu argümanı, fesih kararının yargısal denetiminin sınırlarını çizmek ve kendi denetiminin de yerindelik denetimine dönüşemeyeceğini vurgulamak için kullanmıştır. Kararın gerekçesinde, Anayasa'nın 90. maddesi uyarınca usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmaların kanun hükmünde olduğu, ancak bunlar hakkında Anayasa'ya aykırılık iddiasıyla Anayasa Mahkemesi'ne başvurulamayacağı belirtilmiştir. Bu kural, andlaşmaların Anayasa'ya uygunluk denetiminden (içerik denetiminden) muaf tutulduğunu gösterir. Danıştay, buradan hareketle, Anayasa Mahkemesi'nin bile içerik denetimi yapamadığı bir milletlerarası andlaşmanın, yürütme organı tarafından sona erdirilmesi kararının, bir idari yargı yeri olan kendisi tarafından 'yerindelik' açısından (yani andlaşmadan çıkmanın doğru olup olmadığı açısından) denetlenemeyeceği sonucuna varmıştır. Bu argüman, fesih kararının, Cumhurbaşkanının Anayasa'dan ve kanundan kaynaklanan 'takdir yetkisi' kapsamında olduğu ve bu takdir yetkisinin yargısal denetiminin, hukuka uygunluk denetimiyle sınırlı kalması gerektiği, yerindelik denetimi yapılamayacağı tezini güçlendirmek için kullanılmıştır.