CMK m. 223/9'daki 'derhal beraat' ilkesi ile Anayasa'nın 36. ve 38. maddelerinde düzenlenen adil yargılanma hakkı ve masumiyet karinesi arasında nasıl bir ilişki vardır?
CMK m. 223/9'daki 'derhal beraat' ilkesi, Anayasa'nın 36. maddesindeki adil/dürüst yargılanma hakkı ve 38. maddesindeki masumiyet/suçsuzluk karinesinin somut bir yansımasıdır. Aralarındaki ilişki şöyledir: - **Masumiyet Karinesi (Anayasa m. 38):** Bu ilkeye göre, bir kişinin suçluluğu kesin bir mahkeme kararıyla ispatlanana kadar masum sayılır. Eğer bir davada, sanığın masumiyetini gösteren deliller açık ve yeterliyse, yargılamanın zamanaşımı gibi usuli bir sebeple düşürülmesi, bu karinenin ruhuna aykırı bir şüphe gölgesi bırakır. 'Derhal beraat' ilkesi, bu şüpheyi ortadan kaldırarak masumiyet karinesini tam anlamıyla hayata geçirir ve sanığın lekelenmeme hakkını korur. - **Adil/Dürüst Yargılanma Hakkı (Anayasa m. 36):** Bu hakkın temel amaçlarından biri de, yargılamanın sonunda adaletli bir hükme ulaşılmasıdır. Sanığın suçsuz olduğu bir durumda, verilebilecek en adil hüküm beraattır. Yargılamanın usuli bir nedenle sonlandırılması, maddi gerçeğe ve adalete ulaşma amacını tam olarak karşılamaz. 'Derhal beraat' ilkesi, adil yargılanma hakkının bir gereği olan 'aklanma hakkı'nı temin eder.