Bir sanığın eyleminin, hem kasten yaralama (TCK m. 86) hem de görevi yaptırmamak için direnme (TCK m. 265) suçlarını oluşturduğu bir durumda, hangi suçtan ceza verilir? Bu duruma hangi ceza hukuku ilkesi uygulanır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #110019

Bu durumda, eğer yaralama eylemi, direnme suçunun unsuru olan 'cebir'in kullanılmasının doğal bir sonucu ve onunla sınırlı ise, faile sadece daha ağır cezayı gerektiren suçtan ceza verilir. Bu duruma, TCK m. 42'de düzenlenen 'bileşik suç' veya benzeri bir mantıkla 'fikri içtima' kuralları uygulanır. Görevi yaptırmamak için direnme suçu, cebir veya tehdit kullanılarak işlenir. Eğer bu cebir, basit bir yaralama (örneğin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek bir yaralama) boyutunda kalmışsa, bu yaralama eylemi direnme suçunun içinde erir ve fail sadece TCK m. 265'ten (görevi yaptırmamak için direnme) cezalandırılır. Ancak, kullanılan cebir, direnme suçunun gerektirdiğinden daha ağır bir yaralamaya (örneğin, TCK m. 87 kapsamındaki nitelikli bir yaralamaya) neden olmuşsa, bu durumda 'gerçek içtima' kuralları uygulanır ve fail hem TCK m. 265'ten hem de TCK m. 86/87'den ayrı ayrı cezalandırılır. Burada belirleyici olan, yaralamanın direnme suçunun unsuru olan cebirin sınırlarını aşıp aşmadığıdır.