İYUK m. 28/4'e göre, idarenin mahkeme kararlarını süresi içinde uygulamaması halinde, zarar gören kişi kime karşı tazminat davası açabilir? Doğrudan kararı uygulamayan kamu görevlisine dava açılabilir mi?
Hayır, doğrudan kararı uygulamayan kamu görevlisine dava açılamaz. İYUK m. 28/4, bu konuda çok açık bir düzenleme getirmiştir: 'Mahkeme kararlarının süresi içinde kamu görevlilerince yerine getirilmemesi hâlinde tazminat davası ancak ilgili idare aleyhine açılabilir.' Bu ilke, 'hizmet kusuru' teorisinin bir yansımasıdır. Kamu görevlisinin görevi sırasında yol açtığı zarar, idarenin bir kusuru olarak kabul edilir ve Devletin (idarenin) sorumluluğunu doğurur. Zarar gören kişi, tazminat talebini, kusurlu olduğu iddia edilen kamu görevlisine değil, o görevlinin bağlı olduğu idareye (örneğin, Bakanlık, Belediye, Valilik) yöneltmek zorundadır. İdare, mahkeme kararıyla tazminatı ödedikten sonra, eğer kamu görevlisinin kişisel kusuru veya kastı varsa, ödediği tazminatı o görevliye rücu etme (geri isteme) hakkına sahiptir. Bu düzenleme, hem kamu hizmetinin devamlılığını sağlamayı hem de kamu görevlilerini sürekli dava tehdidi altında bırakmamayı amaçlar.