İştirak nafakası alacaklarına ilişkin ilamlar neden 10 yıllık zamanaşımına uğramazken, birikmiş nafaka alacakları 10 yıllık zamanaşımına tabidir? Bu ayrımın hukuki mantığı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #109966

Bu ayrımın hukuki mantığı, 'ilamın kendisi' ile ilamdan doğan 'münferit alacak hakkı' arasındaki farktan kaynaklanır. 1. **İlamın Kendisi (Nafaka Hakkı):** İştirak nafakasına ilişkin mahkeme ilamı, geleceğe yönelik sürekli bir borç ilişkisi kurar. Bu ilam, sadece geçmişteki bir alacağı değil, aynı zamanda çocuğun erginliğine kadar her ay yeniden doğacak olan bir 'nafaka hakkını' tesis eder. Bu hak, her an doğup işleyen bir hak olduğu için, hakkın dayanağı olan ilamın kendisi zamanaşımına uğramaz. Alacaklı, ilamın üzerinden 10 yıldan fazla süre geçse bile bu ilama dayanarak gelecekte işleyecek nafakaları talep edebilir. 2. **Birikmiş Nafaka Alacakları (Münferit Alacaklar):** Ödenmeyerek biriken her bir aylık nafaka, muaccel olduğu andan itibaren bağımsız bir alacak hakkına dönüşür. Borçlar Kanunu'na göre, bu tür dönemsel edimler (kira, faiz, nafaka gibi) 10 yıllık (eski BK'ya göre 5 yıllık) genel zamanaşımına tabidir. Dolayısıyla, ilamın kendisi zamanaşımına uğramasa da, ilamdan kaynaklanan ve 10 yıldan daha eski olan birikmiş (muaccel olmuş) nafaka borçları zamanaşımına uğrar. Bu, alacaklının hakkını uzun süre kullanmamasının hukuki sonucudur.