AYM'nin Salih Savran başvurusunda, başvurucunun MERNİS kayıtlarının araştırılması yönündeki talebinin yargılama makamlarınca dikkate alınmaması, 'gerekçeli karar hakkı' ihlali olarak değerlendirilmiştir. Bu durum, mahkemelerin delil toplama ve değerlendirme serbestîsinin bir sınırı olduğunu mu göstermektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #109962

Evet, bu durum mahkemelerin delil toplama ve değerlendirme serbestîsinin sınırsız olmadığını, bu serbestînin 'adil yargılanma hakkı' ve onun bir unsuru olan 'gerekçeli karar hakkı' ile sınırlandığını göstermektedir. Ceza ve idari yaptırım hukukunda mahkemeler 'vicdani delil' sistemine göre delilleri serbestçe takdir ederler. Ancak bu serbestlik, keyfilik anlamına gelmez. Tarafların, davanın sonucunu esastan etkileyebilecek nitelikteki somut delil taleplerini (tanık dinletme, belge getirtme, keşif yapma gibi) keyfi olarak veya hiçbir gerekçe göstermeden reddedemezler. Salih Savran başvurusunda, tebligatın usulüne uygun olup olmadığı davanın ana sorunudur ve MERNİS kayıtları bu sorunu aydınlatacak en önemli delildir. Başvurucunun bu yöndeki talebinin ve iddiasının mahkeme tarafından hiç değerlendirilmemesi, delil değerlendirme serbestîsinin kötüye kullanılması ve gerekçeli karar hakkının ihlali anlamına gelmektedir. Mahkeme, bir delili toplamamayı veya değerlendirmemeyi tercih edebilir, ancak bu tercihini makul ve hukuki bir gerekçeye dayandırmak zorundadır.