TCK m. 205'te düzenlenen 'resmi belgeyi gizleme' suçunun oluşabilmesi için, belgenin kalıcı olarak mı ortadan kaybolması gerekir? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımı nedir?
TCK m. 205'teki 'resmi belgeyi gizleme' suçunun oluşabilmesi için belgenin kalıcı olarak ortadan kaybolması şart değildir. Suçun maddi unsuru, hak sahibinin belgeden yararlanmasını engelleyecek şekilde belgenin saklanması veya ulaşılamaz hale getirilmesidir. Bu gizleme eyleminin belirli bir süre devam etmesi ve hak sahibinin o süre boyunca belgedeki hakkını kullanmasını veya ispatlamasını engellemesi suçun oluşumu için yeterlidir. Ancak, Yargıtay 21. Ceza Dairesi'nin 2016/2389 sayılı kararında da görüldüğü gibi, eğer fail belgeyi gizledikten sonra, hak sahibinin yararlanma olanağı kalıcı olarak ortadan kalkmadan (örneğin, soruşturma aşamasında belgeyi teslim ederek) eylemine son verirse, suç 'tamamlanmış' sayılmaz, 'teşebbüs' aşamasında kalmış olur. Dolayısıyla, suçun tamamlanması için gizleme eyleminin, hak sahibinin belgeden yararlanma imkanını fiilen ve etkili bir şekilde ortadan kaldıran bir sonuca ulaşması gerekir. Belgenin daha sonra ortaya çıkması, eylemin teşebbüs aşamasında kaldığının bir göstergesi olabilir.