7318 sayılı Kanun'la 7226 sayılı Kanuna eklenen Geçici Madde 3, belirli bir dönemde çeklerin ibrazını yasaklamıştır. Yazar, bu kanun hükmü varken, bir genelge ile 'karşılığı olan çeklerin ödenebileceği' şeklinde bir düzenleme yapılmasının neden hukuken imkansız olduğunu savunmaktadır?
Yazar, bu durumun hukuken imkansız olduğunu 'normlar hiyerarşisi' ilkesine dayanarak savunmaktadır. Normlar hiyerarşisi, hukuk kurallarının Anayasa, kanun, cumhurbaşkanlığı kararnamesi, yönetmelik, genelge gibi astlık-üstlük ilişkisi içinde bulunduğu bir piramit sistemidir. Bu ilkeye göre, daha alt düzeydeki bir norm (genelge), kendisinden daha üst düzeydeki bir norma (kanun) aykırı olamaz, onu değiştiremez veya uygulamasını kaldıramaz. Somut olayda, 7318 sayılı Kanun'un ilgili maddesi, 'İbraz süresinin son günü 30.04.2021 ila 31.05.2021... tarihleri arasında isabet eden çekler, bu tarihler arasında ibraz edilemez' şeklinde açık, emredici ve istisnasız bir hüküm getirmiştir. Kanun, çekin bankada karşılığının olup olmamasına göre bir ayrım yapmamıştır. Dolayısıyla, bir genelge veya tebliğ gibi kanundan daha alt bir düzenleyici işlemle, kanunun bu açık ve emredici hükmüne aykırı olarak 'karşılığı olanlar ödenebilir' şeklinde bir istisna getirmek hukuken mümkün değildir. Böyle bir düzenleme, normlar hiyerarşisini ihlal edeceği için yok hükmünde olurdu. Kanunda değişiklik yapma yetkisi, Anayasa uyarınca sadece Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne aittir.