Mülkiyet hakkının yatay etkisi bağlamında, devletin 'usul yönünden pozitif yükümlülüğü' ne anlama gelir ve İHAM'ın Öner Yıldız ve Diğerleri/Türkiye kararı bu yükümlülüğü nasıl tanımlamıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #109951

Devletin mülkiyet hakkı kapsamındaki 'usul yönünden pozitif yükümlülüğü', mülkiyet hakkını korumak için oluşturduğu yasal güvencelerin (kanunların) etkili bir şekilde yürütülmesini ve işletilmesini sağlama sorumluluğudur. Bu, bireylerin mülkiyet haklarına yönelik müdahalelere karşı başvurabilecekleri adil, etkili ve erişilebilir yargısal ve idari mekanizmaların var olmasını ve bu mekanizmaların keyfiliğe yol açmayacak şekilde çalışmasını gerektirir. İHAM Büyük Dairesi'nin Öner Yıldız ve Diğerleri/Türkiye kararında bu yükümlülük, devletin mülkiyet hakkını korumak için gerekli yasal güvenceleri oluşturmasının (esas yönünden yükümlülük) yanı sıra, bu güvencelerin 'etkili şekilde yürütülmesine' yönelik yükümlülükler olarak tanımlanmıştır. Bu yükümlülük, sadece devletin kendi müdahaleleri için değil, aynı zamanda özel hukuk kişileri tarafından birbirlerinin mülkiyet hakkına yapılan müdahaleleri (yatay etki) de kapsar. Yani devlet, özel kişiler arasındaki mülkiyet uyuşmazlıklarını çözecek adil bir mahkeme sistemi kurmak ve bu mahkemelerin, tarafların iddialarını özenle inceleyerek, keyfi ve bariz takdir hatası içermeyen, gerekçeli kararlar vermesini sağlamakla yükümlüdür.