AYM'nin 2014/149 E. sayılı kararı ve yazarın makalesine göre, erişim engelleme yetkisinin TİB Başkanı yerine Başbakan'a veya ilgili Bakan'a verilmesi, düzenlemenin Anayasaya aykırılığını giderir mi? Yazarın bu konudaki temel eleştirisi nedir?
Hayır, gidermez. Yazarın makaledeki temel eleştirisi, sorunun yetkiyi kullanan kişinin kimliğinden (TİB Başkanı, Bakan veya Başbakan) ziyade, yetkinin kendisinin 'yürütme organına' verilmiş olmasından kaynaklandığıdır. Anayasaya aykırılığın temel nedenleri, 'milli güvenlik', 'kamu düzeni' gibi soyut ve belirsiz kavramlara dayanarak, temel hak ve hürriyetlere (ifade, basın, haberleşme özgürlüğü) yönelik bir sınırlama yetkisinin, yargı kararı olmaksızın idareye tanınmasıdır. Bu yetkiyi TİB Başkanı yerine bir Bakan'ın veya Başbakan'ın kullanması, yetkinin niteliğini değiştirmez; yetki hala yürütme organının elindedir ve aynı keyfilik ve kötüye kullanılma riskini taşır. Yazar, bu tür bir değişikliğin sorunun özünü çözmeyeceğini, çünkü asıl meselenin kişi hak ve hürriyetlerini kısıtlayan bu denli önemli bir kararın, ancak ve ancak bağımsız ve tarafsız yargı organları (hâkim veya mahkeme) tarafından, somut ve öngörülebilir yasal şartlar altında verilebileceği olduğunu savunmaktadır. Dolayısıyla, yetki yürütmede kaldığı sürece Anayasaya aykırılık devam edecektir.