YHGK'nın 2017/1009 E. sayılı kararında tartışılan yoksulluk nafakasının kaldırılması davasında, azınlıkta kalan kurul üyelerinin görüşü ne yöndeydi ve bu görüş hangi hukuki yoruma dayanıyordu?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #109941

YHGK'nın 2017/1009 E. sayılı kararında azınlıkta kalan üyeler, nafaka borçlusunun mali durumunun bozulmasının nafakanın kaldırılması için bir sebep olamayacağı, ancak indirim sebebi olabileceği görüşünü savunmuşlardır. Bu görüş, kanunun lafzî (sözcüksel) ve sıkı bir yorumuna dayanmaktadır. Azınlık görüşüne göre, TMK'nın 176. maddesi bir bütün olarak değerlendirilmelidir. Maddenin 3. fıkrası, nafakanın kaldırılacağı halleri (evlenme, yoksulluğun ortadan kalkması vb.) 'tahdidi' (sınırlı sayıda) olarak saymıştır. 4. fıkra ise 'mali durumların değişmesi' halini sadece 'arttırma veya azaltma' sebebi olarak düzenlemiştir. Bu yoruma göre, kanun koyucu mali durum değişikliğini bir kaldırma sebebi olarak öngörmediği için, mahkemenin yasa koyucu gibi hareket ederek kanunda olmayan bir kaldırma sebebi yaratması 'normlar hiyerarşisi' ve kanunun açık lafzına aykırı olacaktır. Bu nedenle, borçlunun mali gücü ne kadar azalırsa azalsın, bu durum ancak nafakada indirime gidilmesini gerektirir, tamamen kaldırılmasını değil.