1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu, tehlikeli salgın hastalık durumunda hangi makamlara tedbir alma yetkisi vermektedir? İçişleri Bakanlığı'nın bu kanuna dayanarak doğrudan genelge yayınlaması 'yetki' unsuru açısından neden sorunludur?
1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu, tehlikeli salgın hastalıklara karşı tedbir alma yetkisini öncelikli olarak Sağlık Bakanlığı'na ve yerelde il/ilçe umumi hıfzıssıhha meclislerine (kurullarına) vermektedir. Kanunun 27. ve 72. maddeleri gibi hükümler, bu kurulların salgınla mücadele için karantina, dezenfeksiyon, giriş-çıkış yasağı gibi bir dizi tedbiri alabileceğini düzenler. İçişleri Bakanlığı'nın bu kanuna dayanarak doğrudan genelge yayınlaması 'yetki' unsuru açısından sorunludur çünkü Kanun, tedbir alma ve uygulama yetkisini doğrudan İçişleri Bakanlığı'na değil, sağlık odaklı idari birimlere ve kurullara vermiştir. İçişleri Bakanlığı'nın rolü, bu kurullar tarafından usulüne uygun olarak alınan kararların uygulanmasında kolluk gücüyle destek sağlamak ve koordinasyona yardımcı olmaktır. Doğrudan kendisinin, özellikle işin sağlık yönüyle ilgili tedbirleri (işyeri kapatma, sokağa çıkma yasağı, belirli ürünlerin satışının yasaklanması gibi) bir genelge ile belirlemesi, kanunda öngörülen yetkili idari merci ilkesine aykırılık teşkil eder. Bu durum, idari işlemin en temel unsurlarından olan 'yetki' unsurunda sakatlık yaratır ve 'hukuk devleti' ilkesiyle bağdaşmaz.