Yoksulluk nafakasının kaldırılmasına ilişkin bir davada, davalı kadının devlet hastanesinin bilgi işlem bölümünde asgari ücretle çalışmaya başlaması, YHGK'nın 2017/1009 E. sayılı kararına göre yoksulluğun ortadan kalktığı anlamına gelir mi?
Hayır, gelmez. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/1009 E. sayılı kararında, davalı kadının boşanmadan sonra bir devlet hastanesinde asgari ücretle (1.000 TL) çalışmaya başlamasının, yoksulluğunu ortadan kaldırmadığı açıkça kabul edilmiştir. Kurul, yerleşik içtihatlarına atıf yaparak, 'asgari ücret seviyesinde gelire sahip olunmasının yoksulluk nafakası bağlanmasını olanaksız kılan bir olgu olmadığını' vurgulamıştır. Kararda, yoksulluk durumunun günün ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve yaşam tarzları bir bütün olarak değerlendirilerek takdir edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Davalının elde ettiği gelir ile aldığı nafaka miktarının toplamının, onu yoksulluktan kurtaracak nitelikte bulunmadığı kabul edilmiştir. Ancak, bu yeni durumun (çalışmaya başlamanın), TMK m. 176/4 kapsamında 'mali durumların değişmesi' olarak değerlendirilmesi ve nafaka miktarında hakkaniyete uygun bir indirime gidilmesi gerektiği düşünülmüş, fakat nafakanın tamamen kaldırılması yoksulluk ortadan kalkmadığı için mümkün görülmemiştir (Kararın Özel Daire bozma gerekçesi bu yöndedir, ancak HGK, davacının mali durumu da kötüleştiği için kaldırma kararını onamıştır).