Sanığın, katılandan hile ile aldığı bir senedi geri vermeyerek gizlemesi eylemi, TCK m. 205 kapsamındaki 'resmi belgeyi gizleme' suçunu tamamlanmış halde mi oluşturur, yoksa teşebbüs aşamasında mı kalır? Yargıtay 21. Ceza Dairesi'nin 2016/2389 sayılı kararının bu konudaki mantığı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #109921

Bu eylem, suçun teşebbüs aşamasında kaldığını gösterir. Yargıtay 21. Ceza Dairesi'nin 2016/2389 sayılı kararının mantığı şudur: TCK m. 205'teki suçun tamamlanabilmesi için failin eylemiyle, 'hak sahibinin o belgeden yararlanma olanağının' ortadan kalkması gerekir. Somut olayda sanık, senedi müştekiye iade etmeyerek gizlemiş, ancak müştekinin şikayeti üzerine başlatılan soruşturma sırasında senedi kolluk görevlilerine teslim etmiştir. Sanığın senedi teslim etmesiyle birlikte, hak sahibi olan müştekinin o belgeden (örneğin, bir alacak davası açarak veya borçlu olmadığını ispatlayarak) yararlanma olanağı tekrar doğmuştur; yani bu olanak kalıcı olarak ortadan kalkmamıştır. Fail, belgeyi gizleyerek suçun icra hareketlerine başlamış ancak netice (yararlanma olanağının kalıcı olarak ortadan kalkması) gerçekleşmeden, dış bir etkenle (soruşturma) eylem kesintiye uğramıştır. Bu nedenle Yargıtay, eylemin 'resmi belgeyi gizlemeye teşebbüs' suçunu oluşturduğuna ve sanığın TCK m. 35 (teşebbüs) uyarınca indirimli bir cezayla cezalandırılması gerektiğine karar vermiştir.