Yoksulluk nafakasının kaldırılmasına ilişkin 2017/1009 E. sayılı YHGK kararında, Anayasa Mahkemesi'nin 2005/56 E. sayılı bir kararına atıf yapılmaktadır. Bu atfın içeriği ve YHGK'nın kendi kararını gerekçelendirmesindeki rolü nedir?
YHGK'nın 2017/1009 E. sayılı kararında atıf yapılan Anayasa Mahkemesi'nin 25.06.2009 tarihli ve 2005/56 E. sayılı kararı, TMK m. 176/4'ün Anayasa'ya aykırılığı iddiasıyla yapılan bir itiraz başvurusuna ilişkindir. AYM bu kararında, TMK m. 176/4'ün nafaka borçlusunun ekonomik durumunun bozulması halinde nafakanın kaldırılmasına olanak tanımamasının Anayasa'ya aykırı olmadığını belirtirken, önemli bir yorum yapmıştır. AYM'ye göre, 'nafaka borçlusunun kendi kusuru bulunmaksızın yoksulluğa düşmesi hâlinde, hâkim Yasa metninde açıkça belirtilmese dahi 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 1. maddesine göre yoksulluk nafakasının koşulları ve kabul ediliş amacını göz önünde bulundurarak, nafakanın 4721 sayılı TMK’nın 176. maddesinin dördüncü fıkrası gereğince tamamen kaldırılmasına da karar verebilecektir.' YHGK, bu AYM kararını, kendi amaçsal yorumunu destekleyen güçlü bir dayanak olarak kullanmıştır. Yani, kanunun lafzında 'kaldırma' yetkisi açıkça yazmasa da, hem nafakanın ruhu (TMK m. 175'teki 'mali gücü oranında' ilkesi) hem de Anayasa Mahkemesi'nin yorumu uyarınca, borçlunun ödeme gücünü tamamen kaybetmesi halinde nafakanın kaldırılabileceği sonucuna ulaşmıştır.