HMK m. 352/1-c uyarınca 'başvurunun süresi içinde yapılmaması' nedeniyle istinaf başvurusunun reddi hangi koşullarda gündeme gelir? Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2017/1003 E. sayılı kararındaki 'süre tutum dilekçesi' bu bağlamda ne anlama gelmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #109910

HMK m. 352/1-c uyarınca başvurunun süresi içinde yapılmaması, istinaf kanun yoluna başvuru için kanunda öngörülen sürenin (genellikle kararın tefhim veya tebliğinden itibaren iki hafta) geçirilmiş olması anlamına gelir. Bu süre hak düşürücü niteliktedir. Eğer başvuru bu süre geçtikten sonra yapılırsa, Bölge Adliye Mahkemesi, esasa girmeden başvuruyu süre aşımı nedeniyle usulden reddeder. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2017/1003 E. sayılı kararında geçen 'süre tutum dilekçesi' ise, bu süreyi kaçırmamak için başvurulan bir yöntemdir. Taraflar, özellikle gerekçeli karar henüz yazılıp tebliğ edilmeden, yasal süreyi kaçırmamak için kısa bir dilekçe ile 'gerekçeli kararın tebliğinden sonra ayrıntılı istinaf sebeplerimizi bildirmek üzere' istinaf yoluna başvurduklarını beyan ederler ve gerekli harcı yatırırlar. Bu dilekçeye 'süre tutum dilekçesi' denir. Bu dilekçe, yasal süre içinde verildiği için, başvuru süresinde yapılmış sayılır. Kararda da, davalının kısa karardan sonra süresinde süre tutum dilekçesi verdiği, dolayısıyla başvurusunun süresinde olduğu kabul edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin, davalının gerekçeli istinaf nedenlerini süresi geçtikten sonra sunmasını, 'başvurunun süresinde yapılmadığı' şeklinde yorumlayarak usulden ret kararı vermesi Yargıtay tarafından hatalı bulunmuştur.