Emniyet Genel Müdürlüğü'nün 'Ses ve Görüntü Kaydı Alınması' konulu genelgesi ile polisin görevini ifa ederken kayda alınmasının engellenmesi talimatı, Anayasa'nın hangi maddeleri ve ceza hukukunun hangi ilkeleriyle çelişmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #109908

Bu genelge, birçok anayasal ve hukuki ilkeyle çelişmektedir. Başlıca çelişkiler şunlardır: 1. **Normlar Hiyerarşisi ve Kanunilik İlkesi (Anayasa m. 2, m. 13):** Temel hak ve hürriyetler (basın hürriyeti, haber alma hakkı, ifade özgürlüğü) ancak kanunla sınırlanabilir. Bir genelge ile bu hakların kullanımının engellenmesi, normlar hiyerarşisine ve kanunilik ilkesine açıkça aykırıdır. Genelgenin dayanak gösterdiği TCK m. 134 (Özel Hayatın Gizliliği) ve m. 135 (Kişisel Verilerin Kaydedilmesi) hükümleri, kamusal alanda görevini icra eden bir kamu görevlisinin eylemlerini kapsamaz. Kamuya açık alanda gerçekleşen bir olay 'özel hayat' değildir. 2. **Delil Serbestisi ve Maddi Gerçeğe Ulaşma İlkesi:** Ceza muhakemesinin amacı maddi gerçeğe ulaşmaktır. Bir olayın, özellikle de bir suça veya haksızlığa ilişkin bir olayın kayda alınması, maddi gerçeğin ortaya çıkması için en önemli delillerden biri olabilir. Bu kaydın alınmasının engellenmesi, delillerin karartılması sonucunu doğurabilir. Yargıtay kararlarına göre de, başka türlü ispat imkanı olmayan bir haksızlığı veya suçu kayda almak, hukuka aykırı değildir. 3. **Hakkın İcrası (TCK m. 26/1):** Özellikle gazetecilik mesleğinin icrası veya vatandaşın haber alma hakkı kapsamında, kamusal bir olayın kaydedilmesi bir hakkın icrası niteliğindedir ve hukuka uygundur. Polisin bu kaydı engellemesi, bir hakkın kullanımını engellemek anlamına gelir. Bu nedenlerle genelge, hem anayasal temel haklara hem de ceza hukukunun temel ilkelerine aykırı bir nitelik taşımaktadır.