İntifa hakkının 'devredilemezliği' ilkesi ne anlama gelir? İntifa hakkı sahibi, hakkın kullanılmasını bir başkasına devredebilir mi? Bu devrin hukuki niteliği ve sonuçları nelerdir?
İntifa hakkının 'devredilemezliği' ilkesi, hakkın şahsa sıkı sıkıya bağlı (şahsi) bir hak olmasından kaynaklanır. Bu, intifa hakkının bir ayni hak olarak bir başkasına satılamayacağı, bağışlanamayacağı veya miras yoluyla intikal edemeyeceği anlamına gelir. Hak, sahibinin kişiliği ile sona erer. Ancak bu ilke, intifa hakkının 'kullanılmasının' bir başkasına devredilmesine engel değildir. TMK'ya göre, sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa veya durum ve koşullardan hakkın bizzat kullanılması gerektiği anlaşılmıyorsa, intifa hakkı sahibi, hakkın kullanımını bir başkasına devredebilir. Örneğin, intifa hakkına sahip olduğu bir evi kiraya verebilir. Bu devrin hukuki niteliği şudur: Bu devir, bir ayni hak devri değil, sadece borçlandırıcı bir işlemdir (kira sözleşmesi gibi). İntifa hakkının sahibi yine asıl hak sahibi olarak kalır. Bu durumun en önemli sonucu, asıl intifa hakkı sona erdiğinde (örneğin hak sahibinin ölümüyle), kullanma hakkını devralan üçüncü kişinin hakkının da kendiliğinden sona ermesidir. Üçüncü kişi, bu durumda malike karşı herhangi bir hak ileri süremez.