İştirak nafakasının arttırılması talebiyle açılan bir davada, davalı babanın mali gücü ile hükmedilecek nafaka miktarı arasında nasıl bir denge kurulmalıdır? Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2015/753 sayılı kararında 'hakkaniyet ilkesi' nasıl yorumlanmıştır?
İştirak nafakasının artırılması davalarında, TMK m. 182/2 uyarınca velayeti almayan eşin çocuğun bakım ve eğitim giderlerine 'gücü oranında' katılması esastır. Mahkeme, çocuğun artan ihtiyaçları, yaşı, eğitim durumu ve günün ekonomik koşulları ile hem nafaka alacaklısı annenin hem de nafaka yükümlüsü babanın mali durumlarını birlikte değerlendirerek bir denge kurmalıdır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2015/753 sayılı kararında, 'hakkaniyet ilkesi' (TMK m. 4) bu dengenin kurulmasında kilit bir rol oynamıştır. Kararda, davacı annenin gelirinin (anestezi uzmanı olarak 3.000 TL) davalı babanın gelirinden (asansör tamircisi olarak 1.000 TL) önemli ölçüde yüksek olduğu ve babanın ekonomik durumunda boşanma sonrası olağanüstü bir değişiklik olmadığı tespit edilmiştir. Bu durumda mahkemenin nafakayı 150 TL'den 400 TL'ye çıkarmasının, davalı babanın gelir durumu ve hakkaniyet ilkesiyle bağdaşmadığı, artışın 'yüksek miktarda' olduğu belirtilerek karar bozulmuştur. Bu, nafaka artışının sadece çocuğun ihtiyaçlarına göre değil, aynı zamanda yükümlünün ödeme gücüyle orantılı ve hakkaniyete uygun olması gerektiğini göstermektedir.