Pandemi sürecinde İçişleri Bakanlığı genelgesi ile getirilen 'alkol satışı yasağı' gibi kısıtlamaların hukuki dayanağı, 'normlar hiyerarşisi' ve 'hukuk devleti' ilkeleri açısından nasıl değerlendirilebilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #109880

Pandemi sürecinde genelgelerle getirilen kısıtlamalar, 'normlar hiyerarşisi' ve 'hukuk devleti' ilkeleri açısından ciddi hukuki sorunlar barındırmaktadır. Normlar hiyerarşisine göre, daha alt bir norm olan genelge, Anayasa ve kanunlara aykırı olamaz. Temel hak ve hürriyetlerin (ticaret özgürlüğü, mülkiyet hakkı vb.) sınırlandırılması Anayasa'nın 13. maddesi uyarınca ancak kanunla mümkündür. 'Alkol satışı yasağı' olarak bilinen kısıtlamanın, dayanak olarak gösterilen Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'nda açık bir karşılığı yoktur. Kanun, salgın hastalıkla mücadele için genel nitelikte tedbirler alınmasına izin verse de, bu yetki Sağlık Bakanlığı ve ilgili hıfzıssıhha kurullarına aittir ve alkol satışı gibi spesifik bir ticari faaliyeti doğrudan yasaklama yetkisi vermemektedir. İçişleri Bakanlığı'nın bu konuda bir genelge yayınlaması 'yetki' unsuru açısından sorunludur. Ayrıca, salgınla mücadele (meşru amaç) ile alkol satışı yasağı (araç) arasında 'ölçülülük' ve zorunlu bir toplumsal ihtiyaç bağı kurulamamaktadır. Dolayısıyla, kanuni dayanağı belirsiz, yetki ve ölçülülük ilkelerine aykırı bu tür genelgeler, Anayasa m. 2'deki 'hukuk devleti' ilkesini ve m. 13'teki sınırlama rejimini ihlal eder niteliktedir.