Anayasa Mahkemesi'nin Gurbet Çoban (2019/38857) başvurusunda, idari para cezasına itiraz sürecinde 'silahların eşitliği ilkesi'nin ihlal edildiği sonucuna nasıl ulaşılmıştır? Kolluk tutanağının delil değeri bu kararda nasıl ele alınmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #109879

Gurbet Çoban başvurusunda AYM, 'silahların eşitliği ilkesi'nin ihlal edildiği sonucuna, Sulh Ceza Hakimliği'nin kolluk tarafından düzenlenen tutanağa neredeyse aksi ispat edilemez bir delil gücü tanıması ve başvurucunun aksini ispatlamak için ileri sürdüğü iddia ve delilleri ciddiyetle değerlendirmemesi nedeniyle ulaşmıştır. Silahların eşitliği ilkesi, davanın taraflarının usuli haklar bakımından eşit koşullarda olmasını ve iddia ile savunmalarını makul bir şekilde sunma fırsatına sahip olmalarını gerektirir. Somut olayda, başvurucu, alkol satışı yapmadığını, tutanağın usulsüz olduğunu ve ihbarın husumetten kaynaklandığını belirterek tanık dinletmek istemiştir. Ancak Hakimlik, 'tutanakla sabit olduğu' ve 'aksini ispat edecek delil gösteremediği' gibi gerekçelerle, başvurucunun iddialarını ve delil sunma taleplerini etkili bir şekilde incelemeden itirazı reddetmiştir. AYM, idari işlemlerin hukuka uygunluk karinesinden yararlanmasının, tutanağın içeriğinin gerçekliğinin tartışıldığı bir yargılamada bireyi Devlet karşısında dezavantajlı konuma düşürecek şekilde uygulanamayacağını belirtmiştir. Hakimliğin, kolluk tutanağına otomatik bir üstünlük tanıyan bu yaklaşımı, başvurucunun savunma yapmasını anlamsız hale getirmiş ve onu kamu otoritesi karşısında zayıf bir duruma düşürerek silahların eşitliği ilkesini ihlal etmiştir.