Anayasa Mahkemesi'nin Salih Savran (2018/12600) başvurusunda ihlal edildiğine karar verilen 'gerekçeli karar hakkı' nedir ve adil yargılanma hakkı ile ilişkisi nasıldır?
Gerekçeli karar hakkı, Anayasa'nın 141/3. maddesinde düzenlenen 'Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır' hükmü ile Anayasa'nın 36. maddesindeki adil/dürüst yargılanma hakkının bir parçasını oluşturan temel bir usuli güvencedir. Bu hak, tarafların, yargılamanın sonucunu etkileyebilecek nitelikteki temel iddia ve savunmalarının mahkeme tarafından neden dikkate alınıp alınmadığını, hangi hukuki ve fiili sebeplere dayanılarak karar verildiğini anlamalarını sağlar. Sadece hükmün sonucunu veya ilgili kanun maddelerini belirtmek yeterli değildir; mahkemenin ulaştığı sonuca nasıl vardığını mantıksal bir çerçevede açıklaması gerekir. Salih Savran başvurusunda, başvurucunun idari para cezasının dayanağı olan tebligatın usulsüz olduğuna dair temel iddiası, hem Sulh Ceza Hakimliği hem de itiraz mercii tarafından hiç değerlendirilmeden, sadece 'tebligat usulüne uygundur' şeklinde soyut bir ifadeyle reddedilmiştir. AYM, yargılamanın sonucunu değiştirebilecek nitelikteki bu temel iddianın yanıtsız bırakılmasının, gerekçeli karar hakkını ve dolayısıyla adil yargılanma hakkını ihlal ettiğine karar vermiştir.