CMK m. 223/9'da düzenlenen 'derhal beraat kararı verilebilecek haller' kavramı nasıl yorumlanmalıdır? Bu hüküm, dava zamanaşımı dolmuş bir dosyada mahkemenin takdirini nasıl etkiler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #109860

CMK m. 223/9, 'Derhal beraat kararı verilebilecek hallerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez' hükmünü amirdir. Buradaki 'derhal' kavramı, duruşmanın ilk celsesi olarak değil, 'yargılamanın geldiği aşama itibarıyla, ilave bir delil toplanmasına veya araştırma yapılmasına gerek kalmaksızın' sanığın beraatına karar verilebilecek durumlar olarak yorumlanmalıdır. Bu ilke, sanığın aklanma hakkının, davanın usuli sebeplerle (düşme gibi) sona erdirilmesinden daha üstün olduğu fikrine dayanır. Dolayısıyla, bir davada zamanaşımı süresi dolmuş olsa bile, eğer dosyadaki mevcut deliller sanığın masumiyetini açıkça ortaya koyuyorsa (örneğin yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması veya sanığın suçu işlemediğinin sabit olması), mahkeme zamanaşımından 'düşme' kararı değil, sanık lehine olan 'beraat' kararını vermelidir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 07.12.2012 tarihli 7-302/23 K. sayılı kararı da, atılı eylemin suç olmaktan çıkarılması nedeniyle derhal beraat kararı verilmesi koşulları oluştuğunda, zamanaşımından düşme kararı verilemeyeceğini açıkça vurgulamıştır.