YHGK'nın 2017/1009 E. sayılı kararında, nafaka borçlusunun kendi kusuru olmaksızın yoksulluğa düşmesi halinde, yoksulluk nafakasının tamamen kaldırılıp kaldırılamayacağı tartışılmıştır. Mahkemenin TMK m. 1 ve m. 176/4'ü yorumlayarak ulaştığı sonuç nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #109855

YHGK'nın 2017/1009 E. sayılı kararında, nafaka borçlusunun mali durumunun bozulmasının nafakanın kaldırılması sebebi olup olmayacağı derinlemesine tartışılmıştır. TMK m. 176/4, mali durum değişikliğini sadece 'arttırma veya azaltma' sebebi olarak düzenlerken, m. 176/3 kaldırma sebeplerini sınırlı sayıda saymıştır. Ancak çoğunluk görüşü, kanunun lafzının yanı sıra özüyle (ruhuyla) de uygulanması gerektiğini (TMK m. 1), yoksulluk nafakasının amacının sosyal dayanışma olduğunu ve alacaklıyı zenginleştirmek olmadığını belirtmiştir. TMK m. 175'te nafakanın 'mali gücü oranında' istenebileceği hükmü, borçlunun mali gücünün varlığını bir ön koşul olarak ortaya koyar. Anayasa Mahkemesi'nin 2005/56 E. sayılı kararına da atıf yapan HGK, nafaka borçlusunun kendi kusuru olmaksızın yoksulluğa düşmesi ve ödeme gücünü tamamen kaybetmesi halinde, hâkimin TMK m. 176/4'ü amaçsal yorumlayarak nafakayı tamamen kaldırabileceği sonucuna varmıştır. Somut olayda da davacının bel rahatsızlığı nedeniyle işten ayrıldığı, düzenli gelirinin kalmadığı, davalının ise asgari ücretle de olsa bir geliri olduğu gözetilerek nafakanın kaldırılması kararı onanmıştır.