Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2018/3842 Esas, 2018/8270 Karar sayılı kararında, temyiz edilen bir kararın bir kısmı için 'temyiz isteğinin reddine', diğer kısmı için ise 'onanmasına' karar verilmiştir. Bu durumun hukuki dayanağı nedir ve HMK Madde 352 ile ilişkisi nasıldır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #109851

Bu durumun hukuki dayanağı, temyize konu edilen uyuşmazlığın farklı kalemlerden oluşması ve bu kalemlerden birinin temyiz kesinlik sınırının altında kalmasıdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin ilgili kararında, reddedilen yıllık iştirak nafakası miktarının, karar tarihi itibarıyla temyiz için aranan parasal sınırı (kesinlik sınırı) aşmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle, nafaka miktarına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı kesindir ve temyiz kabiliyeti yoktur. HMK Madde 366, temyiz incelemesinde istinafa ilişkin hükümlerin kıyasen uygulanacağını belirtir. HMK Madde 352/1-b ise Bölge Adliye Mahkemesi'nin ön incelemede kararın kesin olması halinde gerekli kararı vereceğini düzenler. Yargıtay da bu hükmü kıyasen uygulayarak, kesin olan bir karara karşı yapılan temyiz başvurusunu, ön inceleme aşamasında reddeder. Kararın diğer kısmı (kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi) ise parasal bir değere tabi olmadığından kesinlik sınırına takılmaz ve esastan incelenerek onanmasına karar verilmiştir. Dolayısıyla karar, iki farklı hukuki duruma göre iki ayrı sonuç içermektedir.