HMK m. 352/2'ye göre, Bölge Adliye Mahkemesi'nde (BAM) yapılacak 'ön inceleme' heyetçe veya görevlendirilecek bir üye tarafından yapılır, ancak 'karar' heyetçe verilir. Bu düzenlemenin amacı nedir? Ön incelemeyi tek bir üyenin yapabilmesinin, BAM'ın işleyişine sağladığı fayda ile kararın mutlaka heyetçe verilmesinin, adil yargılanma hakkı açısından sağladığı güvenceyi açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #109845

Bu düzenlemenin temel amacı, 'usul ekonomisi' ile 'kolektif yargılama güvencesi' arasında bir denge kurmaktır. Düzenlemenin iki yönünün fayda ve güvenceleri şunlardır: 1) Ön İncelemenin Tek Üye Tarafından Yapılabilmesinin Faydası (Usul Ekonomisi): BAM'a gelen dosya sayısı oldukça fazladır. Her dosyanın ön incelemesinin (HMK m. 352'deki süre, kesinlik, harç, başvuru şartları gibi usuli kontroller) en az üç üyeden oluşan bir heyet tarafından yapılması, yargılamayı yavaşlatır ve ciddi bir iş yükü yaratır. Kanun koyucu, bu ilk ve daha çok teknik nitelikteki usuli kontrolün, bir 'raportör üye' tarafından yapılabilmesine olanak tanıyarak süreci hızlandırmayı ve heyetin zamanını daha çok davanın esasına ayırmasını sağlamayı amaçlamıştır. Bu, yargılamanın makul sürede tamamlanması ilkesine hizmet eder. 2) Kararın Mutlaka Heyetçe Verilmesinin Güvencesi (Adil Yargılanma): Ön inceleme sonucunda verilecek karar, istinaf başvurusunu tamamen sona erdirebilecek (örneğin, süresinde yapılmadığı için reddetme) nitelikte, nihai bir karardır. Adil yargılanma hakkı ve kanuni hakim güvencesi, bu tür önemli kararların tek bir hakimin takdirine bırakılmamasını gerektirir. Kararın 'heyetçe' (kolektif olarak) verilmesi zorunluluğu, kararın daha sağlıklı bir müzakere ve değerlendirme sürecinden geçmesini sağlar. Farklı bakış açılarının tartışılması, olası hataların önlenmesi ve kararın hukuki isabetinin artırılması hedeflenir. Bu, keyfiliği önleyen ve taraflara daha yüksek bir yargısal güvence sunan bir mekanizmadır. Tek üye dosyayı hazırlar, raporunu sunar, ancak nihai irade ve sorumluluk heyete aittir.