HMK m. 352/1-d'nin atfıyla, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2017/1003 E. sayılı kararında, Bölge Adliye Mahkemesi'nin gerekçeli istinaf dilekçesi süresinde sunulmasa bile en azından 'kamu düzeni' yönünden inceleme yapma zorunluluğu vurgulanmıştır. İdari yargıda Danıştay kararlarına göre, idarenin hangi tür işlemleri veya eksiklikleri 'kamu düzenine' aykırı kabul edilir ve mahkeme tarafından re'sen dikkate alınır? İdari yargıdaki kamu düzeni kavramına iki örnek veriniz.
Not: Bu soru, HMK'daki bir ilkeyi idari yargıdaki benzer bir kavrama bağlayarak sentez yapmayı gerektirir. İdari yargıda 'kamu düzenine' aykırılık, davanın esasına ilişkin ve yargılamanın temelini sarsan, taraflarca ileri sürülmese bile mahkemenin re'sen dikkate alması gereken ağır hukuka aykırılık halleridir. İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda (İYUK) bu kavram açıkça tanımlanmamış olsa da, Danıştay içtihatlarıyla çerçevesi çizilmiştir. İdari yargıdaki kamu düzeni kavramına iki temel örnek şunlardır: 1) Yetki ve Şekilde Ağır ve Açık Sakatlık: İdari işlemin, kanunla hiç yetkilendirilmemiş bir makam veya kişi tarafından tesis edilmesi ('yetki gaspı') veya işlemin varlığını sakatlayacak derecede ağır şekil kurallarına (örneğin, bir kurul kararının hiç toplanılmadan alınması) aykırı olması, kamu düzenine aykırılıktır. Örneğin, belediye encümeninin vermesi gereken bir yıkım kararının, tek başına belediye başkanı tarafından verilmesi yetki gaspıdır ve kamu düzenini ihlal eder. Mahkeme, taraflar bu iddiayı ileri sürmese bile, bu durumu tespit ettiğinde işlemi re'sen iptal eder. 2) Konu Unsuru Bakımından Yok Hükmünde Olma: İdari işlemin konusunun imkansız olması, suç teşkil etmesi veya özel mülkiyete konu olamayacak bir alanla (örneğin, denizin ortası) ilgili olması durumunda, bu işlem hukuken 'yok' hükmündedir. Yok hükmündeki işlemlerin varlığı kamu düzenini bozar. Örneğin, idarenin zaten yıkılmış bir bina için 'yıkım kararı' alması veya ölmüş bir memuru 'görevden alma' kararı, konusu imkansız olduğu için yok hükmündedir ve bu durum mahkeme tarafından her aşamada re'sen dikkate alınır. Bu tür ağır sakatlıklar, HMK m. 355'teki kamu düzeni denetiminin idari yargıdaki karşılığıdır ve mahkemenin pasif kalamayacağı alanları belirler.