Bir avukatın, Avukatlık Kanunu'na göre kabul edilmesi gereken yemin metni, mesleğin hangi temel ilkelerini ve avukatın toplumsal rolüne ilişkin hangi taahhütleri içermektedir? Bu yeminin, avukatın mesleki faaliyetleri sırasındaki özen ve sır saklama yükümlülüğü ile olan bağını kurunuz.
Avukatlık Kanunu'nun 'Yemin' başlıklı 10. maddesi uyarınca avukatın ettiği yemin, 'Hukuka, ahlaka, mesleğin onuruna ve kurallarına uygun davranacağıma namusum ve vicdanım üzerine andiçerim.' şeklindedir. Bu kısa ancak kapsamlı yemin metni, mesleğin şu temel ilkelerini ve taahhütlerini içerir: 1) Hukuka Bağlılık: Avukatın, her eyleminde pozitif hukuk kurallarına (Anayasa, kanunlar, yönetmelikler) ve hukukun evrensel ilkelerine bağlı kalacağını ifade eder. Bu, keyfiliğin ve hukuka aykırı yollara başvurmanın reddidir. 2) Ahlaka Uygunluk: Bu ilke, avukatın sadece yasalara değil, aynı zamanda toplumun genel ahlak kurallarına ve mesleğin gerektirdiği etik değerlere de uygun davranması gerektiğini belirtir. Dürüstlük, doğruluk ve güvenilirlik bu kapsamdadır. 3) Mesleğin Onurunu Koruma: Avukatın, kişisel ve mesleki yaşamında, avukatlık mesleğinin saygınlığını zedeleyecek her türlü davranıştan kaçınması gerektiğini taahhüt eder. 4) Meslek Kurallarına Uygunluk: Bu, avukatın sadece genel hukuk kurallarına değil, aynı zamanda Türkiye Barolar Birliği tarafından belirlenen ve mesleğin iç işleyişini düzenleyen özel meslek kurallarına (reklam yasağı, sır saklama yükümlülüğü, mesleki dayanışma vb.) da uyacağını ifade eder. Bu yeminin özen ve sır saklama yükümlülüğü ile bağı şudur: - Özen Yükümlülüğü: 'Hukuka ve meslek kurallarına uygun davranma' taahhüdü, avukatın aldığı işi, bir vekil olarak en iyi şekilde, dikkatli, bilgili ve müvekkilinin menfaatlerini en üst düzeyde koruyarak yapma borcunu (özen yükümlülüğünü) doğrudan içerir. - Sır Saklama Yükümlülüğü: 'Mesleğin onuruna ve kurallarına uygun davranma' taahhüdü, Avukatlık Kanunu m. 36'da düzenlenen ve mesleğin en temel ve onurlu yükümlülüklerinden biri olan sır saklama borcunu da kapsar. Yemin, bu temel yükümlülüklere uyulacağına dair vicdani ve namus üzerine verilmiş bir sözdür ve bu yükümlülüklerin ahlaki ve hukuki temelini oluşturur.