Fazla çalışma ücreti alacağı, 4857 sayılı İş Kanunu m. 34 uyarınca, gününde ödenmemesi halinde 'bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz'e tabidir. Bu faiz türünün, yasal faizden farkı nedir ve kanun koyucunun ücret ve ücret niteliğindeki alacaklar için bu özel faiz türünü öngörmesinin amacı nedir?
Bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz ile yasal faiz arasındaki temel fark, oranlarının belirlenme şekli ve miktarıdır. - Yasal Faiz: 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun uyarınca belirlenen, oranı genellikle daha düşük ve sabit olan bir faiz türüdür. Ticari olmayan işlerde genel temerrüt faizi olarak uygulanır. - Mevduata Uygulanan En Yüksek Faiz: Bu faiz oranı, bankaların bir yıllık vadeli mevduat hesaplarına fiilen uyguladıkları en yüksek faiz oranıdır. Piyasa koşullarına göre sürekli değişkenlik gösterir ve genellikle yasal faizden çok daha yüksektir. Kanun koyucunun ücret ve ücret niteliğindeki alacaklar (fazla mesai, hafta tatili ücreti vb. dahil) için bu özel ve daha yüksek faiz türünü öngörmesinin temel amaçları şunlardır: 1) İşçiyi Korumak: Ücret, işçinin ve ailesinin geçimini sağlayan temel ve en önemli gelir kaynağıdır. Kanun koyucu, bu alacağın zamanında ödenmemesinin işçi üzerinde yaratacağı olumsuz etkiyi dikkate alarak, işvereni bir an önce ödeme yapmaya zorlamak istemiştir. 2) Caydırıcılık: Yüksek faiz oranı, işverenlerin ücret ödemelerini keyfi olarak geciktirmelerini ekonomik olarak anlamsız hale getirerek caydırıcı bir rol oynar. İşveren, ücreti zamanında ödemeyip kendi ticari faaliyetlerinde kullanmasının maliyetinin, faiz ödemesinden daha yüksek olacağını bilir. 3) Enflasyon Karşısında Koruma: Ücret alacaklarının dava ve icra süreçleri nedeniyle geç tahsil edilmesi durumunda, paranın alım gücü enflasyon nedeniyle düşer. Mevduata uygulanan en yüksek faiz, genellikle enflasyon oranlarına daha yakın veya üzerinde seyrettiği için, işçinin alacağının değer kaybını bir ölçüde telafi etmeyi ve onu enflasyona karşı korumayı amaçlar.