Bir sanığın, daha önce işlediği bir suç nedeniyle hakkında verilen HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması) kararının denetim süresi içinde, kasten silahla yaralama suçunu işlediği anlaşılmıştır. Ancak, bu yeni suç, 6763 sayılı Kanun değişikliği ile sonradan 'uzlaşma kapsamına' alınmıştır. Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 2022/489 K. sayılı kararı ışığında, mahkemenin HAGB kararını açıklamadan önce nasıl bir usuli işlem yapması zorunludur? Bu durum, 'lehe kanun' ilkesinin (TCK m. 7/2) HAGB kurumuna etkisini nasıl göstermektedir?
Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 2022/489 K. sayılı kararı, 'lehe kanun' ilkesinin HAGB kurumuna etkisini net bir şekilde ortaya koymaktadır. Mahkemenin, denetim süresi içinde işlenen ikinci suç nedeniyle HAGB kararını açıklamadan önce izlemesi gereken zorunlu usuli işlem şudur: Mahkeme, öncelikle denetim süresi içinde işlenen ve HAGB'nin açıklanmasına neden olacak olan ikinci suç (kasten silahla yaralama) hakkında, sonradan yürürlüğe giren ve sanık lehine olan 6763 sayılı Kanun değişikliği uyarınca 'uzlaştırma prosedürünü' işletmelidir. CMK m. 253 ve 254'e göre taraflar arasında uzlaşma sağlanıp sağlanamadığını denetlemelidir. Bu usuli işlemin sonucu, HAGB kararının geleceğini doğrudan etkiler: - Eğer Uzlaşma Sağlanırsa: Uzlaştırma sonucunda ikinci suçla ilgili kamu davası düşer veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilir. Ortada kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü olmayacağı için, HAGB kararının açıklanması için gereken 'kasten yeni bir suç işleme' şartı (CMK m. 231/11) gerçekleşmemiş olur. Bu durumda mahkeme, önceki HAGB kararını açıklayamaz ve denetim süresinin sonuçlanmasını bekler. - Eğer Uzlaşma Sağlanamazsa: Uzlaştırma girişiminin başarısız olması halinde, mahkeme ikinci suçla ilgili yargılamaya devam eder ve bir mahkumiyet kararı verirse, ancak o zaman bu kesinleşmiş mahkumiyet nedeniyle önceki HAGB kararını açıklar. Bu durum, TCK m. 7/2'de düzenlenen 'lehe olan kanunun uygulanması' ilkesinin, sadece ceza miktarlarını değil, uzlaşma gibi muhakeme hukukunu ve davanın sonucunu etkileyen kurumları da kapsadığını gösterir. Sanık, suç işlendiği tarihte lehe olmayan bir kanun olsa bile, sonradan lehine çıkan usuli haklardan (uzlaşma gibi) yararlandırılmak zorundadır. Mahkemenin uzlaştırma yoluna gitmeden doğrudan HAGB'yi açıklaması, savunma hakkının kısıtlanması ve kanuna aykırılık nedeniyle bozma sebebidir.