HMK m. 352/1-c uyarınca 'başvurunun süresi içinde yapılmaması' halinde istinaf başvurusu reddedilir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2017/1003 E. sayılı kararında, işe iade davasında 'bir aylık hak düşürücü süre'nin kamu düzeninden olduğu ve re'sen dikkate alınması gerektiği vurgulanmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi, davalının istinaf başvurusunu 'süresinde yapılmadığı' gerekçesiyle usulden reddettiği bir durumda, ilk derece mahkemesinin hak düşürücü süreyi gözden kaçırmış olmasını re'sen inceleyebilir miydi? Bu durum, HMK m. 355'in uygulanması açısından ne anlama gelir?
Somut sorudaki olay örgüsü ile Yargıtay kararındaki olay örgüsü farklıdır. Yargıtay kararında, Bölge Adliye Mahkemesi (BAM), davalının başvurusunu 'gerekçeli dilekçeyi süresinde sunmadığı' için usulden reddetmiştir. Yargıtay ise bu kararı, 'süre tutum dilekçesi süresinde verildiği için en azından kamu düzeni yönünden inceleme yapılmalıydı' diyerek bozmuştur. Yargıtay, bozma gerekçesine ek olarak, ilk derece mahkemesinin 'hak düşürücü süreyi' gözden kaçırmasının da kamu düzeninden olduğunu ve bunun da BAM tarafından re'sen dikkate alınması gerektiğini eklemiştir. Soruyu bu çerçevede cevaplarsak: Evet, BAM, davalının istinaf başvurusunu başka bir usuli nedenle (örneğin, harç eksikliği gibi) inceleyemiyor olsa dahi, HMK m. 355'in amir hükmü gereğince dosyayı 'kamu düzenine aykırılık' yönünden re'sen incelemekle yükümlüdür. 'Hak düşürücü süreler', maddi hukuka ilişkin olmalarına rağmen, kamu düzenini ilgilendirdikleri için yargılamanın her aşamasında hakim tarafından re'sen (kendiliğinden) dikkate alınır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin kararında vurguladığı gibi, işe iade davası açmak için öngörülen bir aylık süre hak düşürücüdür ve kamu düzenindendir. Eğer ilk derece mahkemesi, davanın bu süre geçtikten sonra açıldığını fark etmeyip davayı esastan karara bağlamışsa, bu, kamu düzenine açık bir aykırılık teşkil eder. BAM, önüne gelen bir dosyada, istinaf sebepleriyle bağlı olmaksızın (HMK m. 355 son cümle), bu tür bir kamu düzeni aykırılığını tespit ettiği anda, ilk derece mahkemesi kararını bu nedenle bozmak ve davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddedilmesi gerektiğine karar vermek zorundadır. Bu, BAM'ın sadece tarafların iddialarını değil, yargılamanın temel kurallarına uygunluğunu da denetleme görevinin bir sonucudur.