TCK m. 79'daki göçmen kaçakçılığı suçunun temel şekli teşebbüse elverişli midir? Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2015/3863 K. sayılı kararında, sanığın göçmenleri başka bir kişiye teslim ettikten sonra yaşanan tekne kazası ve ölümlerden neden sorumlu tutulmadığını, illiyet bağı ve TCK m. 79/1 son cümlenin uygulanması açısından analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #109813

TCK m. 79/1'in son cümlesi, 'Bu suça teşebbüs edilmesi halinde de, suç tamamlanmış gibi ceza verilir.' hükmünü içerir. Bu, kanun koyucunun göçmen kaçakçılığı suçunda teşebbüsü, tamamlanmış suçla aynı cezai yaptırıma tabi tuttuğu özel bir düzenlemedir. Dolayısıyla suç, genel hükümlere göre teşebbüse elverişlidir ancak cezası indirimsiz uygulanır. Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2015/3863 K. sayılı kararında sanık, göçmenleri ayarlayıp yurt dışına çıkaracak diğer kişilere teslim etmiştir. Bu teslimle birlikte, sanığın kendi eylemi açısından 'yurt dışına çıkmaya imkan sağlama' fiilinin icra hareketleri tamamlanmıştır. Ancak, teslimden sonraki aşamada, diğer faillerin kusuruyla (örneğin, tekneye kapasitesinden fazla yolcu alınması) meydana gelen ölüm ve yaralanma neticeleri ile sanığın eylemi arasında doğrudan bir 'illiyet (nedensellik) bağı' kurulamamıştır. Sanık, sadece kendi fiilinin sonuçlarından sorumludur. Eylemi, göçmenlerin hayatını tehlikeye sokacak şekilde (TCK m. 79/2-a) işlediğine dair bir delil de bulunmadığından, bu nitelikli halden sorumlu tutulmamıştır. Sanığın cezai sorumluluğu, TCK m. 79/1 uyarınca tamamlanmış göçmen kaçakçılığı suçudur ve sonraki olaylar diğer faillerin sorumluluğundadır.