Anayasa Mahkemesi, Salih Savran başvurusunda (2018/12600 B.N.), gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine hükmetmiştir. Bu karar ışığında, kanun yolu merciinin (somut olayda itirazı inceleyen diğer Sulh Ceza Hakimliği), ilk derece mahkemesi kararını 'usul ve yasaya uygun olduğundan, kararda isabetsizlik görülmediği' şeklindeki bir gerekçeyle onaması, 'gerekçeli karar hakkı' ihlalini ortadan kaldırır mı? Neden?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #109806

Hayır, ortadan kaldırmaz. Anayasa Mahkemesi ve AİHM'in yerleşik içtihatlarına göre, kanun yolu merciinin, ilk derece mahkemesi kararına sadece genel ve soyut bir atıf yaparak (örneğin, 'karar usul ve yasaya uygundur' diyerek) onama/ret kararı vermesi, 'gerekçeli karar hakkı' ihlalini tek başına ortadan kaldırmaz. Bu durumun iki temel şartı vardır: 1) İlk Derece Mahkemesi Kararının Gerekçeli Olması: Kanun yolu merciinin bu tür bir atıfla yetinebilmesi için, öncelikle atıf yapılan ilk derece mahkemesi kararının kendisinin, tarafların temel iddia ve savunmalarını karşılayan, yeterli ve ilgili bir gerekçe içermesi zorunludur. Eğer ilk derece mahkemesi kararı zaten gerekçesiz veya yetersiz gerekçeli ise, kanun yolu merciinin bu 'yok' hükmündeki gerekçeye atıf yapması, ihlali devam ettirmekten başka bir anlama gelmez. 2) Başvurucunun İtirazlarının Niteliği: Başvurucu, kanun yolunda, ilk derece mahkemesi tarafından hiç değerlendirilmemiş yeni ve temel bir argüman ileri sürüyorsa, kanun yolu merciinin bu yeni argümanı ayrıca ve açıkça yanıtlaması gerekir. Sadece ilk derece mahkemesi kararına atıf yapmak bu durumda yetersiz kalır. Salih Savran başvurusunda, ilk derece mahkemesi (Mihalıççık Sulh Ceza Hakimliği) başvurucunun temel 'usulsüz tebligat' iddiasını zaten yanıtsız bırakmıştı. İtiraz mercii (Eskişehir 1. Sulh Ceza Hakimliği) ise, bu yetersiz gerekçeli karara atıf yaparak itirazı reddetmiş ve başvurucunun itiraz dilekçesinde tekrar vurguladığı bu temel iddiayı yine görmezden gelmiştir. Bu nedenle, yargılama bir bütün olarak değerlendirildiğinde, başvurucunun temel iddiası yargının hiçbir aşamasında karşılanmamış ve gerekçeli karar hakkı ihlal edilmiştir.